Meraklı Eda İle Cesur Seda’nın Macerası

Meraklı Eda İle Cesur Seda’nın Macerası

05/04/2023 0 Yazar: Pedagog Ercüment Eşsiz

Bir zamanlar, güzel bir krallığın ortasında iki kız kardeş yaşıyordu. Büyük olanın adı Seda, küçük olanın adı ise Eda’ydı. Seda, cesur ve maceraperest bir kızdı, Eda ise meraklı ve hayalperest biriydi.

Bir gün, krallığın dışındaki büyük ormana gitmek isteyen Seda, Eda’yı da yanına almak istedi. Ancak Eda ormanın tehlikeli olabileceği konusunda endişeliydi. Seda onu ikna etmek için, ormanda birçok yeni şey keşfedeceklerini ve macera dolu anlar yaşayacaklarını söyledi.

Eda, Seda’nın cesaretinden etkilendi. Tabi merakına da yenik düştü ve ablasıyla birlikte ormana gitmeye karar verdi. Ormana vardıklarında hemen keşif yapmaya başladılar. İlk önce büyük bir göl buldular ve etrafında yürüyüş yapmaya başladılar. Gölün kenarındaki sazlıklar, gölde yüzen ördekler, bir kenara toplaşıp şarkılar söyleyen kurbağalar, Eda’nın çok ilgisini çekmişti.

Daha sonra ormanda yürürken bir grup renkli kelebekle karşılaştılar. Kelebeklerin peşinden koşarken farkında olmadan kendilerini ormanın derinliklerinde buldular.

Yolculuklarına devam ederken büyük bir mağaraya rastladılar. Eda, içinde neler olduğunu merak etti ve mağaraya girdi. Mağarada birçok değerli taş ve mücevher gördü ve heyecanlandı. Fakat Seda onu uyardı ve bu taşların bir tuzak olabileceğini söyledi.

Ancak Eda’nın merakı bitmek bilmedi ve sonunda mağarada yaşayan bir cadının evine rastladılar. Cadı iki kardeşi içeri aldı ve onlara büyülerle dolu bir dünya gösterdi. Seda, cadının güvenilir biri olmadığından şüphelendi. Fakat Eda hayallerle dolu bu dünyanın içinde kayboldu.

Cadı, aslında kötü niyetliydi ve kız kardeşleri tuzağa düşürmeyi başarmıştı. Mağaranın girişinde bulunan bütün o altın ve mücevherler de sahteydi. Mağaraya girenleri içeriye çekmek için cadı tarafından hazırlanmış bir tuzaktı.

Cadının niyetini anlayan Seda bulduğu ilk fırsatta mağaradan kaçtı. Ama kardeşi yaşlı cadının evinde esir kalmıştı. Cadının amacı, yakaladığı gençleri aslında gizli tuttuğu altın madeninde çalıştırmaktı.

Seda, yardım istemeye gitse tekrar aynı mağarayı bulamayacağını düşündüğü için kardeşini cadıdan tek başına kurtarmaya karar verdi. Ağaç dallarından ve yanından hiç ayırmadığı sırt çantasının ağzındaki büzgüden söktüğü lastikle bir sapan yaptı.

Mağaraya tekrar girdi. Sapanla attığı taşlarla ilk önce cadının dikkatini dağıttı. Evden çıkan cadıyı, mağaranın içinde bulunan kuyuya yaklaştığı sırada tam alnının ortasından vurarak kuyuya düşürdü. Cadı yardım çığlıkları atarken kardeşi Eda’yı cadının evinden kurtardı. Daha sonra koşarak mağaradan çıktılar. Doğruca sarayın yolunu tuttular.

Eda’nın gereksiz merakı onları tehlikeye atmıştı. Fakat ablası Seda’nın cesareti sayesinde düştükleri tuzaktan kurtulmayı başarmışlardı.

İki kız kardeş, ormanın tehlikeleriyle yüzleşirken birbirlerine güvenmeyi öğrenmişler ve birlikte zorlu bir maceraya atılmışlardı. Seda’nın cesareti ve Eda’nın merakı, onları birbirlerine daha da yakınlaştırmış ve unutulmaz bir yolculuk yaşamalarını sağlamıştı. O günden sonra Seda ablasının uyarılarını dikkate almayı öğrendi. Meraklı olmaya devam etse de kendisini tehlikeye atacak maceralardan uzak durmayı öğrendi.

Pedagog Ercüment Eşsiz

Zeki Kedi İle Akıllı Papağan” masalı da ilginizi çekecektir.