Çizmeli Kedi Masalı – Farklı Yorum 2025
31/10/2025Bir zamanlar yaşlı bir değirmenci varmış. Ölmeden önce üç oğluna mirasını paylaştırmış. En büyük oğluna değirmen, ortanca oğluna eşek, en küçüğüne ise sadece bir kedi düşmüş. Küçük oğlan bu işe epey üzülmüş:
“Abilerim çalışıp geçinebilir, peki ben bir kediyle ne yaparım?” diye söylenmiş.
Kedi ise akıllıymış, konuşabilen cinsten bir kediymiş. “Üzülme efendim,” demiş, “bana bir çift çizmeyle bir torba ver, gerisini bana bırak.”
Oğlan önce inanmakta zorlanmış ama kedinin kararlı halini görünce kabul etmiş. Kedi, ayağına çizmesini giymiş, torbasını omzuna asmış ve ormanın yolunu tutmuş.
Kedi ormanda tuzak kurup bir tavşan yakalamış. Onu saraya götürüp krala sunmuş:
“Efendimiz, bu hediyeyi efendim Marki Karabas adına getirdim,” demiş.
Kral hediyeyi beğenmiş, “Ne kadar nazik bir soyluymuş bu Marki Karabas,” demiş. Kedi her gün saraya yeni bir avla gitmiş, her defasında aynı ismi söylemiş. Böylece kral, hayali bir asilzade olan Marki Karabas’ı merak eder olmuş.
Bir gün kedi efendisine “Şimdi istediğim her şeyi tam zamanında yapacağız,” demiş. “Kral ve prenses bugün gezintiye çıkacak. Nehrin kenarına git, elbiselerini çıkar ve suya gir. Geri kalanını bana bırak.”
Oğlan nehrin serin suyuna girer girmez kedi koşup kralın arabasının önüne çıkmış, feryat etmiş:
“Yardım edin! Marki Karabas boğuluyor!”
Kral hemen adamlarına emir vermiş, genç adamı kurtarmışlar. Kedi de hemen araya girip “Hırsızlar elbiselerini çalmış!” demiş. Kral derhal kendi giysilerinden getirmiş. Prenses Marki Karabas’ı görünce gülümsemiş. Yakışıklı, nazik ve utangaç bir gençmiş.
Kedi, kralın arabası ilerlerken önden koşup köylülerin yanına gitmiş. “Birazdan kral geçecek. Eğer tarlaların sahibi kim diye sorarsa, ‘Marki Karabas’ın’ deyin, yoksa başınız derde girer,” demiş. Kral geçtiğinde herkes “Bu tarlalar Marki Karabas’a ait,” diye yanıt vermiş. Kral etkilenmiş, “Ne zengin bir asilzade,” demiş.
Bir süre sonra kedi, dev bir kaleye varmış. Orada yaşayan bir devin olağanüstü güçleri varmış. Kedi kapıyı çalıp içeri girmiş, kurnaz bir tavırla konuşmuş:
“Efendim, sizin dev olduğunuzu duydum ama söylentiler doğru mu acaba?”
Dev gururlanmış, “İstediğim her şeye dönüşebilirim!” demiş.
Kedi gülümsemiş: “O halde bir aslana dönüşün de göreyim.”
Dev hemen kükreyip dev bir aslana dönüşmüş. Kedi korkudan sandalyenin arkasına saklanmış. Sonra tekrar eski haline dönünce kedi tekrar demiş:
“Gerçekten inanılmaz! Peki bir fareye dönüşebilir misiniz?”
Dev alayla gülmüş: “Bu da çocuk oyuncağı,” demiş ve küçücük bir fareye dönüşmüş.
Tam o anda kedi bir sıçrayışta farenin üzerine atlamış ve devden kurtulmuş!
Kedi, kaleyi hemen hazırlamış, mutfağı düzenlemiş, hizmetçileri sıraya dizmiş. Kral arabasıyla kaleye vardığında kedi onu kapıda karşılamış:
“Hoş geldiniz efendim, efendim Marki Karabas’ın şatosuna teşrif ettiniz!” demiş.
Kral şaşkın ama memnunmuş. Kaleyi gezmiş, ihtişama hayran kalmış. Kızı da Marki Karabas’a tamamen âşık olmuş.
Bir süre sonra genç adamla prenses evlenmiş. Kral yeni damadını kucaklamış.
Kediye gelince… artık çizmeleriyle sarayda dolaşır, bazen avlanır, bazen de şömine başında mırıldanırmış.
Ve herkes bilirmiş ki, bazen bir kedi bile aklıyla kaderi değiştirebilir.


