Rüzgârla Uçan Şapka
18/04/2025Toprak adında küçük bir çocuk yaşarmış. Her sabah annesiyle birlikte bahçeye çıkar, kuşlara yem verir, minik çiçekleri sularmış. Toprak doğayı çok severmiş. Özellikle de rüzgârı. Rüzgâr esti mi yüzünü kaplayan o serin dokunuşu, saçlarının uçuşunu çok severmiş.
Bir sabah Toprak, doğum günü hediyesi olarak bir kırmızı hasır şapka almış. Bu şapkayı o kadar beğenmiş ki hemen başına geçirmiş ve parka doğru koşmuş. Şapkanın geniş kenarları yürüdükçe hafif hafif dalgalanıyormuş. Kuşlar bile onu fark etmiş, cıvıldayarak etrafında dönmeye başlamış.
Toprak salıncağa binerken birden rüzgâr sert esmiş. Şapkası havalanmış ve gökyüzüne doğru uçmaya başlamış!
— “Hayır!” diye bağırmış Toprak ve hemen koşmuş. Ama şapka gitmiş, gitmiş, gökyüzünde bir kuş gibi süzülmüş.
Toprak üzülmüş ama vazgeçmemiş. Ayakkabılarını sıkıca bağlayıp rüzgârın yönünü takip etmeye başlamış. Şapkasını bulmak için ormanın içine kadar gitmiş.
İlk durak: Çiçekli tepe.
Orada kelebekler dans ediyormuş. Bir tanesi Toprak’ın omzuna konmuş.
— “Kırmızı bir şapka mı arıyorsun?” demiş kelebeğin sesi.
— “Evet! Uçtu gitti…”
— “O şapka biraz önce buradaydı ama rüzgâr onu yokuşun ardına götürdü.”
Toprak teşekkür etmiş ve ilerlemiş.
İkinci durak: Saklı dere.
Suyun kıyısında oturan kurbağa Toprak’ı görmüş.
— “Bir şapka mı arıyorsun küçük dostum?”
— “Evet! Rüzgârla uçtu.”
Kurbağa başını sallamış.
— “Şapkayı bir sincabın ağacına takılırken gördüm. Sonra rüzgâr yine esti ve onu yukarı taşıdı!”
Toprak yeniden yola koyulmuş. Yürümüş, tırmanmış, bazen yuvarlanmış ama asla pes etmemiş.
En sonunda ormanın en yüksek tepesine varmış. Orada yaşlı bir baykuş onu bekliyormuş.
— “Sana ait olanı getirdim,” demiş ve gagasından kırmızı şapkayı uzatmış.
Toprak sevinçle şapkayı başına geçirmiş.
— “Ama nasıl?”
— “Doğa, sabırlı ve kararlı olanları ödüllendirir,” demiş baykuş.
Toprak o gün sadece şapkasını değil, doğanın içindeki dostluğu, yönleri ve sabrı da öğrenmiş. Şapkası artık sadece bir şapka değilmiş; bir macera, bir ödül, bir anıymış.
Eve döndüğünde annesi Toprak’a sarılmış.
— “Şapkanla neler yaşadığını bilmesem de, gözlerin her şeyi anlatıyor,” demiş.
Ve o gece Toprak, penceresini açık bırakıp rüzgârla fısıldaşmış.
— “Teşekkür ederim, rüzgâr dostum…”


