Rüzgarın Fısıldadığı Yol Masalı
19/11/2025Sabahın ilk ışıkları gölün yüzüne düşmüş ve suyun üzerinde gümüşten bir yol parıldamış. Meri adındaki meraklı sincap, kulübesinin penceresinden dışarı bakarken rüzgârın hafifçe ona seslendiğini duymuş. Rüzgâr, ince bir fısıltıyla, “Bugün seni güzel bir keşif bekliyor,” demiş. Bu söz Meri’nin içini heyecanla doldurmuş. Her zaman keşfetmeyi seven Meri, hemen gölün kenarına koşmuş. Parıldayan yolu görünce kalbi daha da hızlanmış. Rüzgâr hafifçe esmiş, suyun üzerindeki gümüş yol kıpırdanmış ve Meri’ye doğru ince bir ışık uzanmış. Meri, ışığın peşinden yürümüş ve kendini hiç bilmediği yemyeşil bir çayırda bulmuş. Çayırda çiçekler hafifçe sallanıyor, kuşlar tatlı tatlı ötüyormuş. Bu bilinmeyen yer Meri’nin kalbinde hem merak hem de tatlı bir heyecan uyandırmış.
Meri çayırın ortasında gezinirken yerden hafif bir titreşim yükselmiş. Sanki toprak ona bir sır anlatmaya çalışıyormuş. Meri sese doğru eğildiğinde küçük bir taşın hafifçe parladığını görmüş. Taş titreyerek ince bir ses çıkarmış ve “Ben yol gösteririm,” demiş. Meri şaşırmış ama taşın sesindeki sıcaklık ona güven vermiş. Taş, “Bu çayırda birçok canlı birbirine ulaşamıyor. Birlikte yollarını bulmalarına yardım edebiliriz,” demiş. Tam o sırada çimenler hışırdamış ve iki küçük canlı ortaya çıkmış: minnacık bir serçe ve ürkek bir kaplumbağa. Serçe hızlı hızlı, “Yuvasını bulamıyorum,” demiş. Kaplumbağa ise yavaşça, “Gölün yolunu kaybettim,” diye fısıldamış. Her ikisi de kaybolmuş. Meri onları dikkatle dinlemiş ve yumuşak bir sesle, “Birlikte olursak yolu daha kolay buluruz,” demiş. Serçe hemen kanat çırpmış, kaplumbağa da yavaş ama kararlı bir şekilde başını sallamış. Böylece dört küçük yol arkadaşı yan yana yürümeye başlamış.
Yol bazen sık ağaçlarla kapanmış, bazen uzun otlarla dolu bir dere gibi uzamış. Ama Meri her adımda rüzgârın fısıltısını hatırlamış ve içinde tatlı bir cesaret hissi büyümüş. Bir süre sonra çayırın ortasında renkli ışıklarla dönen küçük bir tepe görmüşler. Tepede rüzgârın çevirdiği parlak bir çark varmış. Çark döndükçe etrafa ışık saçmış ve çayırın tüm yolları görünür olmuş. Serçe kendi yuvasına giden ince patikayı hemen fark etmiş. Kaplumbağa da dereye doğru uzanan küçük su yolunu görmüş. İkisi de Meri’ye dönüp teşekkür etmiş. Kaplumbağa, “Sen olmasaydın bu yolu bulamazdım,” demiş. Serçe ise neşeyle, “Senin cesaretin bize güç verdi,” diye eklemiş. Meri gülümsemiş, rüzgâr bir kez daha hafifçe esmiş ve “Gerçek cesaret başkalarına da yol açmak,” diye fısıldamış. Meri kalbinde sıcak bir huzurla eve dönmüş. O günden sonra rüzgâr ne zaman fısıldasa Meri içindeki ışığa güvenmiş.


