Tilki Noko’nun Kaybolan Rengi Masalı
12/12/2025Tilki Noko, turuncu tüyleriyle gurur duyan çok neşeli bir tilkiymiş. Sabahları güneş tüylerine vurunca turunculuğu daha da parlıyormuş. Noko koşmayı, zıplamayı, rüzgârı tüylerinde hissetmeyi çok severmiş. Bir gün ormanda koştururken bir anda gökyüzü kararırmış ve ince ince yağmur başlamış. Noko “Biraz ıslanmak güzel olurmuş.” diye düşünerek koşmaya devam etmiş. Ama yağmur hızlanmış, toprak çamur olmuş, su birikintileri büyümüş. Noko neşeyle zıplarken fark etmeden çamurlar tüylerine sıçramış. Turuncu tüyleri kahverengiye dönmüş gibi görünmüş.
Noko su birikintisine bakınca kendi yansımasını tanıyamamış. Kuyruğunu eğmiş. “Artık güzel değilim…” diye düşünmüş. İçinde hafif bir burukluk oluşmuş. Tam o sırada narin bir kanat sesi duyulmuş. Minik kuş Zuzu, Noko’nun yanına konmuş. “Neden böyle duruyorsun?” diye sormuş. Noko kısık bir sesle, “Tüylerim çamur oldu. Rengim gitti.” demiş. Zuzu gülümsemiş. “Rengin gitmemiş. Sadece çamurun altında saklanmış. Hem güzellik dışarıda değil, kalbinde.” demiş. Noko önce Zuzu’nun sözünü anlayamamış. “İçimde nasıl renk olur?” diye düşünmüş. O sırada yağmur yavaşlamış. Damla sesleri hafiflemiş. Bulutlar açılmış ve güneş çıkmış. Ilık güneş ışığı Noko’nun üstüne düşmüş. Tüylerindeki çamurlar kurumaya başlamış. Noko merakla yeniden su birikintisine bakmış. Çamur hafifçe akmış, turuncu rengi yeniden görünmüş. “Aa! Rengim geri geldi!” diye sevinmiş. Zuzu hafifçe kanat çırpmış. “Ben sana söylemiştim. Çamur geçer. İyi kalplilik ise hep orada.” demiş. Noko içinin nasıl ışıldadığını o an hissetmiş. Yalnızca tüyleri değil, kalbi de parlıyormuş. Zuzu’nun sözleri ona kendini çok iyi hissettirmiş. “Demek ki bazen güzel görünmediğimizi sansak bile aslında içimiz hep aynı.” diye düşünmüş. Güneş ormanı ısıtırken Noko kuyruğunu neşeyle sallamış. Zuzu ile birlikte ormanın içinden ağır adımlarla geçmişler. Ağaçların altında dolaşmışlar, çiçeklere bakmışlar, hafif rüzgârın sesini dinlemişler.
Noko o gün güzelliğin geçici bir görüntü olmadığını öğrenmiş. Zuzu da onunla dostluklarının daha da güçlendiğini hissetmiş. İkisi birlikte ormanda yürürken Noko’nun kalbinde sıcak bir huzur varmış. Tüyleri tekrar parıldıyormuş ama artık en sevdiği şey o parlaklık değilmiş. En sevdiği şey, içindeki ışığın hiç kaybolmadığını bilmekmiş.


